Runa’nın Hikâyesi
Runa uzun zamandır kurduğum bir hayalin, cesaret bulmuş hali.
“Eğer bir gün yaparsam, farklı olsun.”
Uzun zamandır bir ajanda markası kurmak istiyordum.
Ama aklımda hep aynı düşünce vardı:
Eğer bir gün yaparsam, farklı olsun.
Hayalim yalnızca güzel görünen ajandalar tasarlamak değildi. Her ayrıntısı mümkün olduğunca düşünülmüş, gerçek ihtiyaçlardan doğan, kullanan kişinin hayatında kendine bir yer bulan; hayatına küçük de olsa dokunan ve iyi bir hissiyat katabilen ürünler üretmek istiyordum.
Takvimler 2026 yılını gösterirken, uzun zamandır “bir gün” dediğim o hayalin peşinden gitmeye karar verdim.
Başlarken bu işin ne kadar çok ayrıntısı olduğunu, bazen ne kadar zorlayıcı olabileceğini ben de bilmiyordum.
Öğrendikçe, denedikçe, sorunlar çıktıkça birlikte çözerek ilerledik.
Runa, hiçbir zaman tek kişilik
bir hikâye değildi.
Ben bu yolculukta yalnız değildim.
Her biri fikriyle, emeğiyle, desteğiyle ve sevgisiyle Runa’nın
bir parçası olan çok güçlü insanlar oldu yanımda.
İpek
Ablası ve dedesinden aldığı güçle hayallerinin peşinden giden
Yasemin
Üretim yolculuğumuzun destekçilerinden
Gülcan
Üretim yolculuğumuzun destekçilerinden
Gülnihal
Üretim yolculuğumuzun destekçilerinden
Yaren
Üretim yolculuğumuzun destekçilerinden
Esra
Mimar ajandamızın baş mimarı
Ayşegül
Psikolog Ajandamızın ana kahramanlarından
Kübra
Backstagedeki gizli gücümüz
Büşra
Tasarımlarımızı hayata geçiren
Ablam & Dedem
Ve içimdeki çaresiz karanlığı aydınlatan; kaybetmenin acısını ve özlemini
üretkenliğe dönüştürmemi sağlayan, kalbimin sahipleri.
“Ama Runa’nın bundan sonraki hikâyesini
biz yazmayacağız”
Bizi tercih eden, ürünlerimizi kullanan, önerilerini ve eleştirilerini bizimle
paylaşan herkesin bu hikâyenin bir parçası olmasını istiyoruz.
Çünkü Runa’nın, onu kullanan insanların fikirleriyle gelişen, değişen
ve zamanla büyüyen tatlı bir aileye dönüşmesini hayal ediyoruz.
Bugün küçük bir ekibiz. Yarın belki biraz daha kalabalık olacağız.
Ama Runa ne kadar büyürse büyüsün, başladığımız yeri ve başlangıçtaki
o duyguyu hiç kaybetmek istemiyoruz.
Büyürken kaybetmek istemediğimiz
değerlerimiz var.
Düşünmek
Her ürünün neden var olduğunu önemsemek.
Özen
Küçük ayrıntıları hiçbir zaman küçük görmemek.
Dokunmak
İnsanların hayatına iyi bir şey katabilmek.
Severek yapmak
Başlangıçtaki heyecanı büyürken de korumak.

